T.C. GIDA TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞI
GIDA VE KONTROL GENEL MÜDÜRLÜĞÜ
VETERİNER SINIR KONTROL NOKTASI
Kurum Tarihçesi

 

 GÜMRÜK VE TAHAFFUZHANE MÜDÜRLÜKLERİNİN TARİHÇESİ                                       

 

 Tahaffuzhane terimi, Karantina yeri, Koruma evi anlamına gelmekte olup, ülke dışından yurdumuza gelebilecek bulaşıcı, salgın hastalıklara karşı korunmak amacıyla, gerekli sağlık önlemlerinin alındığı kurumlar için kullanılmaktadır.

Tahaffuzhane ve Gümrük Veteriner Müdürlükleri kısaca Karantina, Koruma, Kontrol ve Gümrük Veteriner tedbirlerinin alındığı, işlemlerin yapıldığı yerlerdir.

Osmanlı İmparatorluğu sınırları içinde ilk karantina uygulamaları 19.yüzyıl başlarında gerçekleştirilmiştir.

 1831 yılında baş gösteren kıtalararası kolera salgını sırasında karantina, ilk olarak Karadeniz’den gelen gemilerde uygulanmıştır.

 Ancak karantinaların Müslümanlığa aykırı olduğu yönündeki söylentiler, halkın tepkilerine neden olmuş bu nedenle karantina uygulamaları bilimsel bir temele oturtulamamıştır.

 İzleyen yıllarda İzmir, İstanbul, İskenderiye ve Kahire de görülen Veba salgınlarında çok sayıda insanın ölmesi, karantina teşkilatının kurulmasını hızlandırmıştır.

 Halkın bu konudaki tepkilerini önlemek için Karantinanın dine, şeriata uygun olduğuna dair fetvalar verilmiş ve uygulamanın faydalarını belirten bildirilerin Takvim-i Vekayı gazetesinde yayınlanması üzerine Karantina teşkilatının kurulduğu ilan edilmiştir.

Karantina baş direktörü olarak atanan Avusturyalı Dr.Minasın tavsiyesi ile Karantina uygulamalarını belirlemek için Meclis-i Tahaffuzhane veya Sıhhiye Meclisi kurulmuştur.

İlk Tahaffuzhane 1839 yılında Kuleli kışlasında faaliyete başlamış, ardından 1843 yılında Kartal ve 1844 yılında Anadolu Kavağı Tahaffuzhaneleri kurulmuştur.

 Meclis-i Tahaffuz’un aldığı kararlar her ilçedeki karantina istasyonlarına bildirilmiştir.

Karantina hekimleri, insan ve hayvanlar arasında bulaşıcı ya da salgın hastalık tespit ettiklerinde halkı uyarmak ve İstanbul’a bilgi vermek ile görevlendirilmişlerdir.

Özellikle kolera salgını sırasında, karantina tedbirleri insanlar kadar hayvanlara da uygulanmış ve yapılan düzenlemelerle hastalık görülen yerlerden getirilen hayvanlar, İstanbul’a girmeden önce sahipleri Kavak Tahaffuzhanesinde karantina altında iken hayvanlarda sudan geçirilerek temizlenmiş ve sahiplerine geri verilmiştir.

 Sahipleri karantinadayken hayvanların başıboş kalması ve telef olması nedeniyle İstanbul’da et fiyatlarının artışının ve çekilen et sıkıntısının önlenmesi için, İstanbul’a girerken çoban değiştirilmesi ile önlem alınmaya çalışılmıştır.

Osmanlı döneminde Tahaffuzhaneler için ulaşılabilen en eski belge 1893 tarihli olup bu belgede, izinsiz gelen hayvanların gerek İstanbul, gerekse gideceği şehirde hayvanlara özel, tahaffuzhane ve depoların kurulduğu, dezenfeksiyon amaçlı etüvlerin alınması için Suriye, Kastamonu, Edirne, Hicaz, Aydın, Diyarbakır ve Ankara başta olmak üzere 34 şehir de Resmi yazı gönderildiği belirlenmiştir.

İzleyen dönemlerde gerek yolcu beraberinde gelen gerekse ticari olarak ithal edilen hayvanların, insanlar için kurulan karantina merkezlerinde görevli veteriner hekimler tarafından muayene edildiği bildirilmiştir.

Bu amaçla salgın şüphesinde ilk veteriner bakteriyoloji kurumu olan Bakteriyolojihane-i  Baytari’den Baytar kolağası Hüseyin ve Bohor efendiler gibi uzman veteriner hekimler tarafından, Kavak tahaffuzhanesinde görevlendirilerek, şüpheli hayvanlar muayene edilmişlerdir.

Tahaffuzhane eksikliğinden kaynaklanan sıkıntılar taşrada da yaşanmış, damızlık için getirilen koyun- keçi sürüsünde hastalık görülmesi sebebiyle taşrada tahaffuzhane kurulması için yazışmalar gerçekleşmiştir.

Balkan, Birinci Dünya ve Kurtuluş Savaşları sırasında hastalıklarla mücadele eden veteriner hekimlerin elinde sadece 1913 tarihli 45 maddelik “ Zabıta i Sıhhiye i Hayvaniye Kanunu Muvakkat “ , 92 maddelik “ Zabıta-i Sıhhiye i Hayvaniye Talimatnamesi “ ile 2 maddelik “ Tiftik keçilerinin Ecnebi Memleketleremen-i “ kanunu mevcut idi.

1920 yılında Kurtuluş savaşı sırasında Ankara da Umur-u Baytariye Dairesi (Veteriner İşleri Dairesi) kurulmuş ve savaş süresince hizmetler bu kurumca yürütülmüştür.

İzmir de 1923’de düzenlenen 1.iktisat kongresinde veteriner hekimlik hizmetlerinin yeniden düzenlenmesi karara bağlanmış ve bu kapsamda Ali Rıza(Uğur) bey imzası ile 5 yıllık (1925-1929) bir program hazırlanmıştır.

Bu programa göre yapılması gereken hizmetlerin içinde ilk yıl için “ Sınırlar ile hayvan ithalatı ve ihracatı yapan iskelelerde tahaffuzhane inşası, veteriner hekim, gardiyan ve malzemelerin sağlanması” ve sonraki 3 yıl için “ Tahaffuzhanelerin desteklenmesi “ ve ayrıca “ Zabıta i Sıhhiye i Hayvaniye Kanununun günün şartlarına göre değiştirilmesi “ olmuştur.

Program kapsamında Tahaffuzhane Veteriner Müdürlüklerinin genel çalışmaları ile veteriner hekimlerin yurt içindeki görevleri 3 Mayıs 1928 gün ve 1234 sayılı Hayvan Sağlık Zabıtası Kanunu ile belirlenmiş olup, bu kanuna bağlı olarak 14 Haziran 1937 tarihinde yürürlüğe giren 3203 sayılı Tarım Bakanlığı Ziraat Vekâleti Vazife ve Teşkilat Kanununun 9.maddesinde “Hariçten gelecekleri mukarebe etmek ve bunlara ait enstitü, laboratuar, tetkik, muayene ve tahlil istasyonları kurmak, hudut kapıları ve iskelelerde veteriner tahaffuzhaneleri açmak “ cümlesi ile Tahaffuzhane Müdürlüklerinin kurulması karara bağlanarak kurulma aşaması gerçekleştirilmiştir.

Ayrıca 20 Şubat 1935 tarihinde Cenevre de imzalanıp 1 Şubat 1936 tarih ve 3969 sayılı vekiller heyeti kararı ile resmiyet kazanan anlaşma 11 Haziran 1937 tarihinde yürürlüğe girip 3243 sayılı kanunla devamlılık kazanmıştır.

Kuruluşundan sonra 17 Eylül 1951 gün ve 11656 sayılı kararname ile İzmir Hava ve Deniz Limanı İhracat ve İthalat iskelesi olarak kabul edilmiştir.

Bakanlığımızın 06.03.1985 tarihinde reorganizasyonu ile ilgili 3161 ve 3285 sayılı kanunların yürürlüğe girmesi sonucu Türkiye’nin tek tırnaklı hayvan ithalat ve ihracat kapısı olarak İzmir Gümrük ve Tahaffuzhane Veteriner Müdürlüğü kabul edilmiş, bilahare Bakanlık Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığından Dış Ticarette Standardizasyon (86/6) İthalat rejimi kararının 14.maddesi hükümleri ve 161 sayılı kanun gereğince hayvansal ham, ham yarı mamul ve mamul gıda maddelerinin ithalat ve ihracatının yapılması yetkisi de verilmiştir.

Bakanlığımız bünyesinde faaliyet gösteren Müdürlüğümüz, canlı hayvan ve hayvansal menşeili işlenmemiş, yarı işlenmiş ve işlenmiş maddeler ile su ürünlerinin ülkemize giriş, çıkış ve bölgemizden transit geçişlerde sağlık ve kalite kontrollerini yaparak, insan ve hayvan sağlığının korunmasında önemli bir rol oynamaktadır.

AB ne uyum sürecinde Tarım Bakanlığı Bünyesinde Eşleştirme Projesi olan TR02/IB /AG-01, Türkiye’nin Avrupa Birliği Veterinerlik Müktesebatına uyumu için verilen destek kapsamında, Veteriner Sınır Kontrol Noktaları başlığı altında Tahaffuzhane ve Gümrük Veteriner Müdürlüklerinde düzenlemeler yapılmıştır.

Bu kapsamda yapılan çalışmalar sonucunda Resmi Gazete de yayınlanan 2009/15039 sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla, Bakanlığın taşra teşkilatında yer alan Cilvegözü, Mersin ve İzmir Gümrük Kapılarında bulunan, Tahaffuzhane ve Gümrük Veteriner Müdürlükleri kaldırılarak Habur, Cilvegözü, Sarp, İzmir ve Mersin Gümrük Kapısına doğrudan merkeze bağlı Veteriner Sınır Kontrol Noktası Müdürlükleri kurulması kararlaştırılmıştır.

Günümüzde, Ağrı(Gürbulak), Edirne(Kapıkule), Hatay(Cilvegözü), Artvin(Sarp), Şırnak(Habur), Mersin ve İzmir ile İstanbul(Sabiha Gökçen Havalimanı) olmak üzere 8 adet Veteriner Sınır Kontrol Noktası Müdürlüğü çalışmalarına devam etmektedir.      

 

 

 

 

 

Sayfa Başına Dön